Baştan söyleyelim: biz üreticiyiz, dolayısıyla taraflıyız. Ama aşağıdakiler görüş değil, işin mekaniği.
DESEN ESNEKLİĞİ
İthalatçının elinde sabit bir desen seti vardır - konteynerde ne geldiyse o. Müşteriniz "bizim kulübün armasıyla 200 tane istiyorum" dediğinde ithalatçı bu işi alamaz.
Bu, bayi açısından kaçırılan iş demek. Kurumsal ve kulüp siparişleri genelde özel tasarım ister ve marjı da raf satışından yüksektir.
STOK VE TERMİN
İthalatçıda stok bittiğinde bir sonraki konteyneri beklersiniz - haftalar, bazen aylar. Sezon ortasında popüler bir desen tükendiğinde yapabileceğiniz bir şey yoktur.
Üreticide üretim planlaması yerel: tükenen ürün tekrar üretilir. Günlük kapasitemiz ~6.500 adet baskılı ürün.
KALİTE VE İADE RİSKİ
İthal üründe en yaygın iade sebebi baskının ilk yıkamada bozulması. Bunu satın alırken görmezsiniz - müşteri geri getirdiğinde öğrenirsiniz.
İkinci konu: "seamless" etiketli ama fiilen dikişli ürünler. Kontrolü basit - ürünü ters çevirip iç yüzeye bakın.
Üçüncüsü baskı boyasının niteliği. Ürün gün boyu tenle temas ediyor; OEKO-TEX belgesi yoksa bir iddia da yok demektir.
MUHATAP KİM?
Kalite sorunu çıktığında ithalatçının yapabileceği sınırlıdır - üretim onun elinde değil. Üreticide muhatap nettir: üretim, kalite kontrol ve düzeltme aynı çatı altında.
PEKİ İTHAL NE ZAMAN MANTIKLI?
Dürüst olalım: sadece fiyat odaklıysanız ve özel tasarım hiç gerekmiyorsa, ithal ürün rekabetçi olabilir. Çok düşük fiyatlı raf satışı yapan noktalar için bu geçerli bir strateji.
Ama kurumsal iş, kulüp siparişi veya markalı satış yapıyorsanız ithal ürün sizi bir tavana çarptırır.
YERLİ ÜRETİM - İSTANBUL
Entegre tesis, 10 departman, günde ~6.500 adet. Deseni siz getirin, biz üretelim.