Aynı deseni iki farklı üretici bassın: biri gerçek dövme gibi durur, diğeri ilk bakışta plastik bir kılıf gibi. Sebep hep şu üç şeydir.
1. BASKI KUMAŞIN ÜZERİNDE Mİ, İÇİNDE Mİ?
Ucuz üretimde baskı kumaşın üzerinde bir katman olarak durur. Bunun iki sonucu var: ışık aldığında plastik bir parlaklık verir ve kol hareket ettiğinde desen esnemez - kırılır, çatlar.
Gerçek dövme cildin içindedir; ışığı cilt gibi yansıtır. Buna en çok yaklaşan şey, kumaşın dokusuna işleyen bir baskıdır: desen kumaşla birlikte esner, parlamaz.
2. TEN RENGİ GEÇİŞİ
Dövme kolluğun bittiği yerde gerçek cildiniz başlar. Bu geçiş sert olursa - kolluğun ten rengi cildinizden belirgin biçimde farklıysa - göz o çizgiyi hemen yakalar.
Ten rengi zeminli modellerde deri tonuna yakın bir taban kullanıyoruz. Tabii her cilt tonuna birebir uyan tek bir renk yok; ama makul bir yakınlık geçişi yumuşatıyor.
3. DİKİŞ ÇİZGİSİ
Bu en belirleyici olanı. Kolun iç kısmında boydan boya ilerleyen bir dikiş çizgisi, "bu bir kılıf" mesajını saniyede veriyor - çünkü gerçek dövmede öyle bir çizgi olamaz.
Ürünümüzü sonik kaynakla birleştirdiğimiz için o çizgi yok. Ürünü ters çevirip iç yüzeye bakarsanız düz bir yüzey görürsünüz.
DESENİN DE PAYI VAR
Üretim doğruysa, geriye desen kalıyor. Burada gerçekçilik için işe yarayan şey kompozisyonun kol anatomisine oturması: gerçek bir dövme sanatçısı deseni kolun kas yapısına göre yerleştirir.
Tribal ve maori desenlerin bu kadar çok satmasının bir sebebi bu - akışkan yapıları kol formuna doğal biçimde oturuyor.
SAHTE DÖVME KOLLUK
Gerçekçilik doğrudan üretim kalitesi demek: dokuya işleyen baskı, ten rengi uyumu, dikiş çizgisi yok.